3D Yazıcılarla Üretilen Otomobiller : Edag Light Cocoon

3D Yazıcılarla Üretilen Otomobiller : Edag Light Cocoon

İsviçre’nin Cenevre şehrinde 5 – 15 Mart 2015 tarihlerinde organize edilmiş 85.Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen Edag Light Cocoon isimli otomobil, Alman mühendisleri tarafından geliştirildi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

 

İskeleti 3D kaynaşmış birikim modelleme olarak adlandırılan yeni bir teknik kullanarak basılmış arabanın gövdesi, ünlü Alman outdoor malzemeleri üreticisi Jack Wolfskin tarafından üretilmiş suya dayanıklı bir kumaşla kaplı.Kumaş sadece su geçirmez değil; aynı zamanda çok hafif , esnek ve transparan.Transparan kumaşın altında ise aracı daha dikkat çekici yapan led ışıklandırma sistemi kullanılmış.

img

Light Cocoon prototipi, Alman Edag şirketinin diğer konsept modellerinde olduğu gibi bir motor ve güç aktarım sistemine sahip değil ve modelin yollara çıkacak versiyonunun üretimi de şimdilik düşünülmüyor.

Tavsiye yazı

1.3D Yazıcılarla Üretilen Otomobiller Yazı Dizisi

Kaynaklar

1.www.autoblog.com

Reklamlar
3D Yazıcılarla Üretilen Otomobiller : Peugeot Fractal

3D Yazıcılarla Üretilen Otomobiller : Peugeot Fractal

Üç boyutlu baskı sanal ortamda tasarlanmış  bir üç boyutlu nesnenin katı formda basılması işlemidir.Bu işlemi gerçekleştiren cihazlara ise üç boyutlu yazıcı adı verilir.Baskılar birçok türde ham maddenin kullanılması ile yapılabilir.

img
3D yazıcılar artık hobiseverlerin evlerine kadar girmiş durumda

Çok yeni olduğunu düşünsek de ilk 3D yazıcı 1984 yılında, Charles Hull tarafından geliştirildi.1986 yılında, 3D yazıcı üreten ilk şirket 3dsystems oldu.İlk modellerini ise 1988 yılında üretildi.Meraklılarına; ilk 3D yazıcının ismi SLA-250 idi.

SONY DSC
Ve işte böyle bir şeydi…

3D yazıcılar popülerleştiğinden beri moda tasarımlarından, Dünya’nın en küçük matkabına kadar aklınıza gelebilecek ne varsa üretildi.Sıra otomobillere geldi.Bu yazı dizisinde 3D yazıcılar kullanılarak üretilen otomobillere yer vereceğim.Keyifli okumalar..

Peugeot Fractal

img

Bir elektrikli araç olan Fractal, yüksek performansı ve göze hoş gelen tasarımıyla daha çıkışını yapmadan 1,8 milyon müşteri elde etmiş durumda.

img

Peugeot’nun, üretim aşamasında StelLab ve Focal işbirliğiyle geliştirmiş olduğu “Tactile Bass System” adlı bir tasarım sisteminin kullanıldığı araç, iç kısmında 3D yazıcı ile üretilmiş parçalar bulunduruyor.Bu parçalar, aracın iç kısmının yaklaşık olarak %80’lik bir bölümünü kaplıyor.Koltuklara ve aracın çeşitli bölgelerine entegre edilmiş 13 adet dahili hoparlör araç içinde dinamik bir ses ortamının yaratılmasını sağlıyor.Böylece, ses dalgaları havada yayılmak yerine arabanın iç kısmını kaplayan akustik parçalara çarparak dolaşıyor ve ses seviyesi optimal seviyeye indirgeniyor.

img

Araç kullanıcılarını sanatsal tasarımının yanı sıra 0-100 km/h’ye 6,8 saniyede çıkarak mest ediyor.

Kaynaklar

1.www.priyoid.com

2.www.3dortgen.com

3.tr.wikipedia.org

 

Tip IV Uygarlıklar : Interstellar

Tip IV Uygarlıklar : Interstellar

Tip IV uygarlıklar evrensel uygarlıklardır; kendi galaksilerinin ve yaşadıkları evrenin tüm enerjisinden faydalanabilirler ve galaksiler arası yolculuklar yapabilirler.Yeni galaksiler inşa edip, eski galaksileri yok edebilirler.Yani karşımızda süper galaktik bir uygarlık var!

img

Sadece Mars’ın Dünya’dan 55 milyon km uzaklıkta olduğunu göz önünde bulundurursak, muhtemel bir Tip IV uygarlığının yapabileceğini düşündüğümüz yolculukların akıl almaz boyutlarda olduğunu anlayabiliriz, sadece filmlerde olur diyebileceğimiz cinsten.

img

Bugün Mars’a araştırma aracı göndermek istediğimizde bunu yıllar öncesinden planlamaya başlamamız gerekiyor ve  şansımız varsa araç bir kaç ay sonra Dünya’ya Mars gezegeninden çektiği görüntüleri göndermeye başlıyor.Yani insanların galaksiler arası yolculuklar yapabilmesi için en başta karar alma mekanizmalarının ve planlama sürecinin geliştirilmiş olması gerekir.Bunun yanı sıra mühendislik dalında da kademe atlamış olmalıyız ki araç daha hızlı bir şekilde Mars gezegenine ulaşsın ve Dünya’ya veri göndermeye başlasın.

img
NASA’nın nükleer enerji ile çalışan Mars gözlem aracı; Curiosity

Peki var olması muhtemel Tip IV uygarlıklar, evrende akıl almaz mesafeleri nasıl katediyorlar?

Bazı bilim insanlarının evrende olabileceğini savunduğu, bazı bilim insanlarının ise olamayacağını savunduğu bir sır : Solucan delikleri.

Eğer uzayda bir solucan deliği oluşturabilseydik uzay-zamanı bükmemiz gerekirdi.Tip IV uygarlıkları, uzay-zamanı bükerek evrende daha hızlı hareket ediyor olabilirler.Solucan delikleri, evrenin kestirme yollarıdır.

img
İşte karşınızda Yıldızlararası filmindeki solucan deliği

Eğer uzayda bir solucan deliği oluşturabilseydik uzay-zamanı bükmemiz gerekirdi.Tip IV uygarlıkları, uzay-zamanı bükerek evrende daha hızlı hareket ediyor olabilirler.Solucan delikleri, evrenin kestirme yollarıdır.

img

Solucan delikleri, illüstrasyonda görüldüğü gibi iki nokta arasındaki 25 ışık yolu gibi büyük bir mesafeyi bile kısaltabilir.Ancak bir solucan deliğini açık tutabilmek için sürekli negatif enerji sağlayabiliyor olmamız gerekir.Bunun için de mühendislik uygulamalarımızın çok daha ileri seviyede olması gerekir.Belki de bir kaç bin yıl sonra Wormhole Engineering adında yeni bir mühendislik dalı bile “geleceğin meslekleri” listesine girebilecektir.Kim bilir?

71_utinterstellaropenerf-1038x576png
Bilim insanı Kip Thorne’un Yıldızlararası filmi için geliştirdiği algoritmayla hazırlanmış bir karadelik modeli

Solucan delikleri yaratıp, onlardan faydalanabilen bu süper galaktik uygarlık; kara deliklerin enerjisinden de faydalanabilir.(Evrenin tüm enerjisini kullanabileceklerini başlangıçta belirtmiştim.)Eğer böyle bir uygarlık varsa, kara deliklerin olay ufkunda yaşayabilecek kadar fizik kurallarına adapte olmuş olabilirler.O yüzden bir çok teorisyen Tip IV uygarlıklarının var olduğuna pek ihtimal vermiyor.

Tavsiye yazı

1.Dünya Dışı Uygarlıklar Dosyası

2.Yıldızlararası’nın Muhteşem Görsel Efektlerinin Ardında Bir Bilimsel Keşif Var!

Kaynaklar

1.kaplumba.ga

2.www.kozmikanafor.com

3.www.veronicasicoe.com

4.www.bilim.org

 

Tabu : Nükleer Enerji

Tabu : Nükleer Enerji

Yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın, bu modern Dünya’nın enerji kaynağı; zenginleştirilmiş uranyum.Peki ama, uranyumdan nasıl enerji elde edilir?

Atomların parçalanmaları(fisyon) veya birleşmeleri(füzyon) esnasında ortaya çıkan enerjiye nükleer enerji veya çekirdek enerjisi denir.Nükleer teknoloji, bir duman dedektöründen, nükleer santrallere kadar uzanan geniş bir yelpazede uygulanabilir.Nükleer santrallerde(reaktörlerde), nükleer reaksiyon yardımı ile ortaya çıkan ısıdan elektrik elde edilir.

nukleerenerjinedir2

Görselde bir fizyon tepkimesi anlatılmaktadır.Uranyum 235 izotopu, nötron bombardımanına maruz bırakılarak Uranyum 236 izotopuna dönüşür ve U-236 izotopu, çekirdeğinin kararsızlığı sonucu parçalanır; Kr-92 (Kripton) ile Ba-141 (Baryum) çekirdeklerine dönüşür.Sonucunda enerji açığa çıkar.Bu enerjiyle reaktör kalbindeki su ısınır ve buhar ile elektirik enerjisi elde edilerek şebekeye dağıtılır.

img

Görselde bir füzyon tepkimesi anlatılmaktadır.Hafif radyoaktif maddelerin birleşerek daha ağır radyoaktif çekirdekleri meydana getirmesine füzyon denir.Örneğin; Güneş patlamaları füzyon reaksiyonlarıdır.Ancak fizyon tepkimeleri sonucunda açığa çıkan enerji, füzyon tepkimelerinden daha fazladır.

Reaktör kalbi nedir?

1942 yılında ilk kontrollü bölünme reaksiyonu ABD’nde inşa edilen CPI Deneme Reaktöründe gerçekleştirilmiştir.Yakıt malzemesi olarak doğal uranyum ve moderator (yavaşlatıcı) olarak grafit kullanılmıştır.Uranyum çubukları kazandaki suyu ısıttıkça grafit çubuklar kazana daldırılır ve bu madde, nötronları yutarak ısıyı düşürür.Nükleer reaksiyonların gerçekleştiği bu kazana, “reaktör kalbi” denilmiştir.

img

Yukarıda reaktörlerde kullanılan yakıt çubuklarının bir fotoğrafını görüyorsunuz.Yakıt çubuklarının içinde küçük kapsüller halinde zenginleştirilmiş uranyum bulunur. 

İlk nükleer reaktörde olduğu gibi nükleer reaktör tasarımcılarının reaktör yakıtı için seçimleri doğal uranyum ya da %3, %4 oranında zenginleştirilmiş uranyumdur.Günümüzde Dünya çapında bu şekilde çalışan 442 reaktör bulunmaktadır.

img

İsviçre, Beznau nükleer güç santrali

Nükleer santraller, termik santrallerdeki gibi elektrik üretmek için buhar enerjisini kullanır.Ayırt edici nokta, suyun ısıtılarak buhar elde edilmesinde kullanılan yöntemdir. Termik santrallerde suyu ısıtmak için kömür, gaz, fuel-oil gibi fosil yakıtlar kullanılırken, nükleer santrallerde onların yerini uranyum almaktadır.

nukleerenerjinedir2

Nükleer reaktör nasıl çalışır?

1000 MW gücündeki bir nükleer santralin yıllık enerji üretimi; 1.6 milyon ton ham petrolden elde edilen enerji kadardır.Petrol çevreye metan gazı saçarak Dünya’nın ısınmasına ve küresel ısınmaya sebep olurken, nükleer enerji doğaya böyle bir zarar vermemektedir.

Peki ya Çernobil felaketi ne olacak?

Nükleer reaktörler iki tipte inşa edilirler; kapalı tip reaktörler ve açık tip reaktörler.

sistem

Görselden de anlaşılacağı gibi, açık tip reaktörlerde reaktör kalbinin üzerinde bir kubbe yokken, kapalı tip reaktörlerde reaktör kalbi bir kubbe ile kapatılır.Rusya, açık tip reaktörleri benimsemiştir, bu yüzden bu modele “doğu modeli” denilmiştir.1986 Çernobil felaketinden önce İngiltere ve ABD’nde, reaktörlerde kaza meydana gelmiş ancak kazanın gerçekleştiği reaktörler kapalı tip reaktörler olduğu için Çernobil felaketi gibi radyasyon kaçağı olmamıştır.Çünkü kontrolden çıkan radyoaktif elementler kubbeyle kapatılmış oldukları için çevreye yayılmamıştır.

img

Türkiye Viyana Uluslararası Atom Enerji Kurumu üyesidir ve üyelik şartının gerektirdiği gibi, kapalı sistem reaktör inşa etmek zorundadır.Yani bizim ülkemizde, bir kazadan ötürü Çernobil felaketi gibi büyük çapta felaketler gerçekleşmeyecektir.

Akkuyu ve Sinop’ta kurulacak Nükleer Santraller’de yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörülmektedir. Bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz ithaline karşılık yıllık 7,2 milyar ABD Doları(yaklaşık 13 milyar TL) ödenmesi gerekmektedir.Yani, 3 yıl içerisinde, sadece doğalgaz ithaline ödenecek para ile Mersin-Akkuyu’da 4 ünite nükleer santral kurulabilmektedir.

nukleerenerjinedir2

Fransa’daki Catenom nükleer güç kompleksinde Keban Barajı’nın 4 katı düzeyinde enerji üretiliyor. Resimde, kompleksteki soğutma kulelerinden çıkan zararsız su baharı görülüyor.

Önümüzdeki 20 yıl içerisinde füzyon enerjisi ve nükleer enerjinin yükselişe geçeceği öngörülmektedir.Çünkü fosil yakıtlar tükenmektedir ve nükleer enerji, fosil yakıtlara oranla insanlığa daha fazla fayda sağlamaktadır.Bir gün fosil yakıtlar tüketildiğinde, nükleer enerji santraline sahip olmayan ülkeler, dışa bağımlı hale geleceklerdir.

Kaynaklar

1.www.world-nuclear.org

2.www.nukte.org

3.www.enerji.gov.tr

Tip III Uygarlıklar : Galaksilerarası

Tip III Uygarlıklar : Galaksilerarası

Tip III uygarlıklar bir galaksinin bütün enerjisini kullanırlar.Bilim kurgu yazarı Isaac Asimov’un üç kitaptan oluşan Galaksi İmparatorluğu serisi bu uygarlıklara bir örnek oluşturabilir.

img

1900’lü yıllarda yaşamış Isaac Asimov’un bir illüstrasyonu

Tip III uygarlıklar, kendi galaksilerine hakim, galaksiler arası yolculuk yapabilecek, yıldızlardaki füzyon enerjisini kontrol altına alabilecek, gezegenleri yok edip, gezegen boyutlarında yapılar yapabilecek uygarlıklardır.

imgDünya’daki ilk insanla, günümüzdeki insan arasında zihinsel ve fiziksel olarak bir çok fark bulunmaktadır.Buradan yola çıkarak Tip 0,7 uygarlık seviyesinde olan insanların, Tip 3 uygarlık seviyesine yükseldiklerinde günümüz insanından bir çok fiziksel fark ile ayrılacağını öngörebiliriz.Belki de  cyborg insan türleri ve sibernetik organlara sahip insanlar olacaktır.

03

Sessiz sinema dönemine ait Metropolis filminde gelecekte sosyal yapının nasıl olabileceği kurgulanmıştı

Sosyal yapının da çok farklı olacağı söylenebilir.Günümüzdeki sosyal yapı ve kültür ile, geçmişteki sosyal yapı ve kültür birbirinden çok farklıdır.

03

Matrix evreninde, insanların sanal simülasyonlara bağlı olarak yaşadığı kurgulanmıştı

Günümüzde, sanal ortamda sosyalleşme de çok yaygın.Belki de Tip III uygarlık seviyesine ulaştığımızda sanal bir ortamda ayrı bir Dünya’ya bile sahip olabiliriz.

Tavsiye yazı

Dünya Dışı Uygarlıklar Dosyası

Kaynakça

1.www.veronicasicoe.com

2.khosann.com

3.www.kozmikanafor.com

Tip II Uygarlıklar : Uzay Yolu

Tip II Uygarlıklar : Uzay Yolu

Tip II uygarlıkları, ana yıldızının ve kendi yıldız sistemlerindeki gezegenlerin tüm enerjisini kullanan uygarlıklardır.img                          Uzay Yolu’ndaki Federasyon Tip II uygarlıklarına bir örnektir. 

Peki bir yıldızın veya bir gezegenin enerjisinden nasıl faydalanılabilir?

Bunun nasıl yapılacağı ile ilgili bir teori, Dyson Küresi(Dyson Kafesi) kullanılabileceği yönündedir.Dyson küresi, ana yıldızın ve enerjisinden faydalanılmak istenen gezegenlerin çevresine bir ağ(kafes) şeklinde güneş panelleri yerleştirilmesi şeklinde örülür.

Dyson Küresi yapılabilse neye benzerdi?

img

                             Bir sanatçının gözünden Dyson Küresi(Dyson Kafesi)

Tip II uygarlıkları kendi yıldızlarının ve kendi yıldız sistemlerindeki gezegenlerin enerjilerini kullanabilmelerinin yanı sıra hastalıkları ve canlıların evrimsel gelişimlerini kontrol altına alabilmiş uygarlıklardır.

Tavsiye yazı

Dünya Dışı Uygarlıklar Dosyası

Kaynaklar

1.www.veronicasicoe.com

2.kaplumba.ga

Tip 0 Uygarlıklardan Tip I Uygarlıklara Doğru

Tip 0 Uygarlıklardan Tip I Uygarlıklara Doğru

1964 yılında, Dünya dışı yaşam araştırmaları yapan Rus astrofizikçi Nikolai Kardashev tarafından, bulunması muhtemel uygarlıklar kategorilere ayrıldı; Tip I, Tip II ve Tip III uygarlıklar..Daha sonra bilim insanları bu kategorilere yenilerini ekledi; Tip 0, Tip IV, Tip V ve Tip VI uygarlıklar.

Tip I uygarlıklar kendi gezegeninin tüm kaynaklarını verimli bir şekilde değerlendiren ve gezegenlerini yöneten uygarlıklardır.Normalde uygarlıklarını tehdit eden depremler, volkanik patlamalar, sel gibi doğa olaylarını, afet statüsünden çıkarıp kendilerine faydalı olacak şekilde kullanabilirler.Bunlara ek olarak, kendi güneş sistemlerindeki diğer gezegenlere ulaşıp, koloni kurabilirler.1979 – 1981 yılları arasında yayınlanmış olan Buck Rogers dizisi örnek bir Tip I uygarlığını konu almaktaydı.

img

Dünya’da ise, en gelişmiş zeka düzeyine sahip canlı insandır.Yani uygarlık kurabilecek seviyeye ulaşmış olan canlı insandır ve bir primat türüdür.

img

İnsanlar güneş enerjisi, su enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi gezegenlerinin yenilenebilir kaynaklarının yanı sıra, fosil yakıtları da tüketmektedirler.Nükleer enerji gibi insan zekasının ürünü olan enerji kaynakları da kullanılmaktadır.Şu an dünyada 442 adet nükleer enerji/füzyon enerjisi santrali(reakörü) bulunmaktadır.Bu reaktörler, Dünya üzerinde yapay bir güneş enerjisi santrali gibi çalışırlar.Radyoaktif olabilirler, ancak Tip I uygarlığa geçiş aşamasında önemli bir adımdır.
img

Çeşitli gazlar da özellikle uzay araçlarında enerji kaynağı olarak kullanılabilmektedir.

img

Uzay araçlarında güneş enerjisinden de faydalanılmaktadır.

img

Güneş enerjisiyle çalışan Japonya Uzay Keşif Ajansı(JAXA)’na ait IKAROS uzay aracı

Tip 0 uygarlıklar, kendi gezegenlerinin kaynaklarını kısmen değerlendirebilen uygarlıklardır.Binlerce yıl önce insanların Dünya’da kurdukları uygarlıklar da Tip 0 uygarlıklar sınıfına giriyordu.İnsanlar, Tip I uygarlık olma yolunda ilerliyorlar ancak Kardashev Skalası’na göre henüz Tip 0,7 uygarlığına erişebilmiş durumdalar.

img

Bazı komplo teorileri Tip III ve daha üstün uygarlıkların, belirli bir seviyeye gelen uygarlıkları, örneğin Tip II uygarlıklarını, daha fazla gelişmelerine izin vermeden yok ettiklerini iddia ediyorlar.Ancak diğer uygarlıklar, gelişmişlik düzeyleri ne olursa olsun, neden Kardeshev Skalası’na göre hareket etsinler? Eğer yok etmek isterlerse gelişmelerine hiç bir şekilde izin vermeden yok edebilirler ve onların gezegenlerinde kolonileşmeye başlayabilirler, Kardeshev Skalası’na göre içinde bulundukları evrenin tüm kaynaklarını kullanabilen uygarlıklar var.Bizim evrenimizde bu derece gelişmiş bir uygarlık olsaydı, çoktan bizi yok ederlerdi veya yönetirlerdi.Öyle değil mi? Belki de uygarlıklar gelişme yolunda kendi kendilerinin yok olmasına sebep oluyorlardır.

Tavsiye yazı

Dünya Dışı Uygarlıklar Dosyası

Kaynaklar

1.www.veronicasicoe.com

2.kaplumba.ga

Kuasar Nedir?

300px-Artist's_rendering_ULAS_J1120+0641
  Güneş’in iki milyar katı kütleye sahip ULAS J1120+0641 kuasarı

Kuasarlar, gökbilimciler tarafından yaygın olarak “ilkel gökadalar” olarak niteleniyorlar. Bu kadar parlak olup çok fazla enerji yaymalarının nedeninin ise, merkezlerinde bulunan çok büyük kütleli karadelikler olduğu düşünülüyor.Bu karadeliklerin etrafındaki manyetik güç, çevresine kozmik metaryal saçan ikiz jet akımlarını meydana getirir.Bu akımlara Aktif Galaktik Çekirdek(AGN) denilmektedir.Karadeliğin etrafını saran parlak kozmik cisimler ise kuasar olarak isimlendirilir.Karadelik kozmik maddeyi içine çekerken, madde bir yandan da püskürtülür, bu nedenle akdelik olarak da bilinirler.

Bir kuasarı yıldızdan ayırmanın en kolay yolu onu bir radyo teleskopla incelemektir.Eger güçlü radyo sinyalleri yayıyorsa kuasar olduğunu anlaşılır.Kuasarlar ışığın hemen her dalga boyunda olduğu gibi, radyo dalga boyunda da çok güçlü ışıma yayarlar.Işıma yoluyla yaydıkları bu enerji o kadar büyüktür ki, boyut olarak; yüz milyarlarca yıldız içeren bir galaksinin ancak milyonda biri büyüklüğünde olabilen kuasarın yaydığı enerji, dev bir galaksideki yıldızların yaydığı toplam enerjiden daha fazla olabilir.

Virgo takım yıldızındaki 3C 273 kuasarı bilinen en parlak kuasardır:
300px-Artist's_rendering_ULAS_J1120+0641
img
Kuasarlar ilk keşfedildikleri dönemlerde, yüksek kırmızıya kayma oranları yüzünden milyarlarca ışık yılı ötelerdeki çok uzak ve yaşlı cisimler olduğu sanılıyordu.Fakat son yıllarda yapılan gözlemler, sadece birkaç yüz milyon ışık yılı uzaklıkta kuasarların keşfedilmesini sağladı.Bu da kuasarların evrenin uzak köşelerinde bulunan yapılar olduğu fikrini değiştirdi.

Kırmızıya kayma nedir?
Kırmızıya kayma, bir nesneden yayılan ışığın, elektromanyetik tayfın kırmızı yönüne yakınlaşmasına deniliyor. Cisim ne kadar hızlı uzaklaşıyorsa, kırmızıya kayma o kadar fazla oluyor. Benzer biçimde cisim bize yaklaşıyorsa bu kez de ışığı hızıyla orantılı olarak maviye doğru kayar.

Kaynaklar

Dünya Atmosferi ve Sera Etkisi

Dünya Atmosferi ve Sera Etkisi

Dünyamızda yaşamı mümkün kılan olgulardan birisi, kalın atmosfer tabakasıdır.Dünya atmosferi, trofosfer, stratosfer, mezosfer, iyonosfer ve termosfer tabakalarından meydana gelir.

img

Termosfer yüksek enerjili radyoaktif ve kozmik ışınları karmaşık çekirdek dönüşümleri ile tutarken, stratosfer başlıca ozon oluşumu ve bozunması ile yüksek enerjili mor ötesi (UV) ışınlarını tutar.Diğer ışınlar ise asıl atmosfer olaylarının oluştuğu trofosfer tabakasındaki atmosfer gazları tarafından adeta süzgeçten geçirilerek yer yüzüne ulaşır.Yer yüzünü kaplayan su küre ve karalar tarafından ışınların bir kısmı tutulur, bir kısmı yansıtılır ve yer yüzünü aydınlatır.Yer yüzünden itibaren atmosfer yoğunluğu hızla azalırken içerdiği gazların türleri de değişiklik gösterir.

Dünya atmosferi yaklaşık %78 azot, %21 oksijen, %0,9 argon, %0.03 karbondioksit ve çok az neon, kripton, ksenon ve helyum gibi diğer soy gazları içerir.Aynı zamanda miktarı denize yakınlık ve sıcaklığa bağlı olarak değişen su buharı da içerir.Su buharı nem ve bulutlar şeklinde bulunur.Kirlenme ve rüzgar durumuna göre atmosfere toz halinde katı maddeler ve diğer kirletici gazlar da geçer.

img

Güneş ışınlarının su ve karalar tarafından farklı oranlarda soğurulmaları, bu katmanların ve üzerindeki atmosfer gazlarının farklı ısınmalarına sebep olur.Bu sıcaklık farkı sonucu da hava hareketleri ve diğer atmosfer olayları meydana gelir.

Dünya ve atmosferi, oluşumlarından bu yana buzul çağı gibi değişik ısınma-soğuma evreleri geçirse de genel olarak doğal dengesini sürdürerek canlı yaşamının oluşumu ve gelişimi için gerekli koşulları oluşturmuştur.

img

Atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir.Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları, çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır.Aynı zamanda Dünya’da yaşayan canlılar da doğal biyolojik süreçlerinin bir sonucu olarak metan gazı ve karbondioksit meydana getirmektedirler.Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.

img

Isıyı tutan gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir.Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.

Kaynaklar

1.cevremuhendisligi.org

2.Mehmet Doğan, Küresel ısınma, sera gazları ve etkileri, Hacettepe Üniversitesi.

Nikolai Kardeshev kimdir?

Nikolai Kardeshev kimdir?

Nikolai Semenovich Kardashev, 25 Nisan 1932, Moskova doğumlu bir astrofizikçidir.1955 yılında, Moskova Devlet Üniversite’sinden mezun olan Kardashev, Sternberg Astronomi Enstitüsü’ne devam etti ve doktora programını 1962 yılında tamamladı.

img

1963 yılında Sovyetler’in dünya dışı yaşam konusunda ilk araştırmalarından olan SETI programı için, CTA-102 kuasarını inceledi.Bu çalışma ona galaksiler arası uygarlıkları sınıflandırma fikrini verdi ve böylece Kardashev Skalası’nı oluşturdu.

2014 yılında, Demidov Ödülü kazandı.

Kaynaklar

1.en.wikipedia.org